|
FATİH projesinin ön alım ihalesinin kuralları karşımıza çıktığında biraz şaşırmıştık. İçinde 3G bulunmayan bir mobil cihaz işlevselliğini nasıl sürdürebilir ki? Yusuf Çağlayan’ın analizi…
www.btnet.com.tr

FATİH Projesi gerek kullanıcı sayısı açısından gerekse bütçesel büyüklüğüyle Türkiye’nin en önemli e-dönüşüm projeleri arasında yerini aldı.
Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümünde eğitimden başlayarak gençlerin bilgi ve iletişim teknolojilerine olan yakınlığını artırmayı ve yenilikçilik açısından yeni fırsatlar yaratmayı hedefleyen projede çok önemli bir ayak –henüz tamamlanmasa da- unutulmuş durumda.
Dünyada hangi araştırmayı incelerseniz inceleyin hangi rapora bakarsanız bakın geleceğin mobil teknolojiler üzerine kurulu olduğunu görürsünüz. 2011 yılı itibariyle tablet bilgisayar ve akıllı telefon satışları dizüstü ve masaüstü bilgisayar satışlarını geçmiş durumda. EITO’nun rakamlarına göre mobil telefon kullanıcı sayısı 5 milyarı geçti. ABD’de insanların yüzde 91’i mobil telefon kullanıyor ve bunların yüzde 50’si akıllı telefon sahibi. Başka bir araştırmada ise 2015 yılında mobil uygulama sektörünün büyüklüğünün 182 milyar dolar olacağını iddia ediyor.
2013’de mobil internet sabiti geçiyor
Gartner ise 2013 yılında mobil internet kullanıcı sayısının sabit internet kullanıcı sayısını geçeceğini ve 2015 yılında 2 milyar kullanıcıya ulaşacağını öngörüyor. Sabit internet kullanıcı sayısının ise henüz düşüş kaydetmese de 2015 yılına doğru durağan hale geleceği de bir başka öngörü. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu verileri üzerinden isterseniz Türkiye’ye bakalım. 3G’nin hayatımıza girdiği günden bugüne genişbant internet abone sayısı artışın lokomotifi mobil genişbant internet kullanıcıları. Bugün Türkiye’de 12 milyonu geçen genişbant internet kullanıcısı var. xDSL dediğimiz sabit genişbant internet kullanıcı sayısı 2010 yılı 3. çeyrekten 2011 yılı 3. çeyreğine kadar yüzde 4,1 artış kaydedebilirken mobil internet kullanıcı sayısı aynı aralık için yüzde 359,5 artış kaydetti.
Kullanıcı her yerden internete ulaşmak istiyor
Facebook’un 2012 yılında 1 milyar kullanıcıyı aşması, toplam sosyal medya kullanıcı sayısının ise 2 milyarı geçmesi çok yakın gözüküyor. Web 2.0 değişimi ile kullanıcıları katılımcı hale getiren bu yeni dünyada kullanıcılar artık gezdikleri yerleri paylaşmayı, yoldayken dahi mesajlaşmayı, bulunduğu yer hakkında bilgi alabilmeyi, haritalar aralığıyla gideceği yerleri bilmeyi, sağlığı ile ilgili verileri anında doktoru ile paylaşarak bilgi alabilmeyi, dilediği videoyu dilediği yerde izleyebilmeyi ve anlık bilgileri anında yanında taşıdığı cihazlarda görmeyi istiyor. Belki de bunun için mobil kullanıcılar için oluşturulan uygulama sayısı 500 bin sınırına yaklaşmış durumda.
Sadece insan üzerinden de bakmamak gerekli konuya. MachineToMachine kavramı ile artık tüm cihazlar, yayın sistemleri, ısıtma sistemleri, ağaçlar hatta hayvanlara da takılacak birer SIMkart ile veri alışverişinin çok fazla çeşitleneceğini söylemek kâhinlik gerektirmiyor.
Tabletler çöpe mi gidecek?
FATİH projesinde ise tablet bilgisayar alımı ile ilgili sürece adım adım yaklaşıyoruz. Gerek projenin yetkililerinin konuşmaları gerekse kulislerde konuşulan bilgiler ise FATİH projesinde kullanılacak olan tabletlerde mobil internet seçeneğinin olmayacağı yönünde. Bu durum yukarıda açıkladığımız veriler ışığında alınacak tabletlerin 5 senelik bir perspektifte çöpe gitme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Katma değerli eğitim hizmetlerine balta
Oysaki bu tabletler sadece okullarda değil öğrencinin her yerde eğitim içeriklerine ulaşmasını amaçlıyor. Öğrencileri bu cihazları okuldan ayrıldıklarında yanlarında götürecek. Sadece WiFi altyapısıyla bu cihazların yetenekleri de sınırlandırılmış olacak. Evinde sabit internet altyapısı olmayan bir öğrenci için bu cihazın kullanımı kısıtlı hale gelecek.
Biraz daha yenilikçilik açısından konuya örnekler verelim. Örneğin okul tarafından düzenlenen bir kültür gezisinde öğrenciler gittikleri kültürel mekânlarda bu yer ile ilgili bilgileri almak isteyebilir ya da bu konuyla ilgili içeriğe o an farklı kaynaklardan ulaşmak isteyebilir. Ancak bulunduğu yer bir müze ya da doğal mekân ise burada internet altyapısına sadece mobil internet üzerinden ulaşabilecektir. Böyle bir durumda ise tablet bilgisayarlarla ortaya çıkarılabilecek birçok katma değerli eğitim hizmetinin de önüne geçilmiş olacak.
Rekabetin de önünde engel
Tablet bilgisayarların bugün belirlenen şekliyle çıkarılması bir başka çıkmazı da beraberinde getiriyor. Öğrenciler belli bir teknolojinin bu durumda esiri olacak. Bugün 3G’yi konuşuyoruz. Ancak yakın bir gelecekte LTE ya da 4G’yi konuşacağız. Bu tür teknolojilerin altyapısı oluşturulurken yapılan yatırımlar buradan elde edilecek imkânlara göre şekilleniyor. Şuan ki tabloda ise FATİH projesinde kullanılacak olan tablet bilgisayarlar bize tek bir teknolojiyi işaret ediyor.
Tabi ki henüz geç kalınmış değil. Tablet ihalesi için pilot deneme ihalesi her ne kadar yapılmış olsa da önümüzdeki süreçte alımı yapılacak olan tabletin özellikleri değişebilir. Örneğin farklı kullanım alanları için öğrencilere bu seçenek opsiyonel olarak sunulabilir. Okullardaki kullanımda bu anlamda serbest bırakılabilir. Bir başka seçenek öğrencilerin dışarıda da tabletleri kullanımı için bu seçeneğin tablet bilgisayarlar üzerinde olması ya da başka bir aparatla bu seçeneğin ya da gelecekte oluşabilecek yeni teknolojilerin kullanımına imkân sağlanabilir.
Nehrin tersine kürek çekmeyelim
Bu işin altyapısını ve içeriğini hazırlayan kamu ve siyasi yöneticilerin kafasındaki soru işaretinin ne olduğunu biliyorum. Okul dışında öğrencilerin tablet bilgisayarları oyun, illegal içerik ya da uygunsuz içeriklerle kullanımını nasıl engelleyebiliriz? Bunun cevabı da çok basit tabletlerde kullanılacak bir yazılım ile bunun önüne geçilebileceği gibi öğrencilere tanımlı cihazlarda “Güvenli İnternet Hizmeti” profillerinin kullanılması da sağlanabilir.
Sonuç olarak dünyanın hızla değiştiği yönün tersine gitmek bir nehrin tersine kürek çekmekten pek de farklı değil. Umudumuz FATİH gibi Türkiye’nin geleceğini şekillendirmede ve bilgi toplumu olma hedefini gerçekleştirmede milyarlarca lira harcanacak bu projede, biraz daha öngörülü olunması ve dünyanın nereye gittiğini iyi gözlemlenmesi. |